Zehra Karakaş İTO 68. Komite Meclis Üyesi Adaylığını Açıkladı

Üretimin Sesi İTO Meclise Taşınmalı

 Zehra Karakaş’tan 68. Komite İçin Güçlü Adaylık Mesajı

İTO 68. Plastik ve Kauçuk Komitesi Meclis Üyesi Adayı Zehra Karakaş, sektör temsilcilerini Ataköy’de bir araya getirdi. “Ben değil, biz” anlayışıyla düzenlenen buluşmada ortak akıl, güçlü iletişim, kadınların iş dünyasındaki temsili ve sektörün sorunlarına çözüm üretme hedefi öne çıktı.

İş dünyasında başarı, yalnızca üretmekle ölçülmez. Başarı; üretenin sesini duyurmak, sorunları doğru yerde dile getirmek ve ortak geleceği şekillendirecek sorumluluğu üstlenmekle de anlam kazanır.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) 68. Plastik ve Kauçuk Komitesi Meclis Üyesi Adayı Zehra Karakaş’ın düzenlediği buluşma, bu anlayışın etrafında şekillendi.

10 Ekim 2026 Cumartesi günü, Ataköy’deki Romu Ristorante’de gerçekleştirilen toplantıda Karakaş, neden aday olduğunu anlattı; sektör temsilcileriyle bir araya gelerek ortak beklentileri buluşturmayı ve komite çalışmalarını daha katılımcı bir zemine taşımayı hedeflediğini ortaya koydu. Karakaş, aynı zamanda komite arkadaşlarını tanıtarak birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekti.

Bir adaylıktan daha fazlası: Üreticinin sesi olmak

Plastik ve kauçuk sektörü, üretimden istihdama, ham madde maliyetlerinden rekabet gücüne kadar pek çok başlıkta önemli sorumluluklar üstleniyor. Bu sektörün temsilcileri için asıl mesele, yalnızca sorunların varlığını bilmek değil; bu sorunları karar mekanizmalarına taşıyabilecek, çözüm arayışını sürdürebilecek ve üyelerle bağını koruyabilecek bir temsil anlayışını hayata geçirmek.

Zehra Karakaş’ın adaylık yaklaşımının merkezinde de bu ihtiyaç bulunuyor.

HANTEK KALIP Plastik Yönetim Kurulu Başkanı olarak iş dünyasında görev üstlenen Karakaş, komite üyelerinin beklentilerini ortak bir zeminde buluşturmayı amaçlıyor. Onun ortaya koyduğu yaklaşımın temelinde, tek bir kişinin değil, bütün sektörün konuşabildiği bir yapı oluşturma hedefi var.

Çünkü üreticinin yaşadığı sorun, yalnızca bir işletmenin sorunu olarak kaldığında çözüm arayışı sınırlı kalabilir. Ancak aynı sorun ortak bir taleple doğru mercilere ulaştırıldığında, çözüm için yeni bir kapı açılabilir.

Sektörün ihtiyacı yalnızca temsil edilmek değil, temsilinin karşılığını görebilmektir.

“Ben değil, biz”: Ortak akıl ve sürekli iletişim

Toplantının davet metninde öne çıkan “ben değil, biz” anlayışı, buluşmanın temel mesajını oluşturdu.

Katılımcıların kendi sorun ve beklentilerini paylaşabilmesi, komitenin ortak akılla hareket etmesi ve sektör içindeki iş bağlantılarının güçlendirilmesi hedefleri dile getirildi. Bunun yanında, iletişimin yalnızca seçim dönemleriyle sınırlı kalmaması; sürekli bir dernek veya platform zemini üzerinden devam etmesi fikri de öne çıktı.

Bu yaklaşım, seçim sonrasında da sürdürülebilecek bir iletişim modeline işaret ediyor. Çünkü sektör temsilcilerinin beklentileri, yalnızca seçim öncesinde hatırlanacak taleplerden ibaret değil. İşletmelerin gündemi her gün değişiyor; maliyetler, üretim koşulları, rekabet ve ticari ilişkiler sürekli yeni ihtiyaçlar doğuruyor.

Bu nedenle etkili temsil, toplantı salonunda verilen mesajlarla sınırlı kalmamalı. Sahadan gelen taleplerin düzenli biçimde toplanması, önceliklendirilmesi ve ilgili kurumlara taşınmasıyla güçlenmeli.

Zehra Karakaş’ın adaylığını anlamlı kılabilecek asıl sınav da burada başlıyor: Sektörün sesini dinlemek, ortak talepleri somut başlıklara dönüştürmek ve bunların takipçisi olmak.

Kadınların iş dünyasındaki başarısı, temsil gücüyle tamamlanır

Kadınların iş dünyasındaki varlığı, yalnızca fırsat eşitliği tartışmasının bir parçası değildir. Aynı zamanda girişimcilik, yönetim, üretim ve karar alma süreçlerinin daha geniş bir yetenek havuzundan yararlanması anlamına gelir.

Kadınların ekonomik hayatta daha görünür olması kadar, meslek kuruluşlarında ve karar mekanizmalarında da etkin sorumluluklar üstlenmesi önemlidir.

Zehra Karakaş’ın 68. Komite için meclis üyeliğine aday olması, bu açıdan kadın girişimcilerin temsil gücü üzerine düşünmek için de bir fırsat sunuyor.

Burada mesele, bir adayın kadın olmasıyla sınırlı değil. Asıl mesele; işini bilen, sorumluluk alan, sektörün ihtiyaçlarını anlayan ve çözüm üretmek için emek vermeye hazır kişilerin önünün açık olmasıdır.

Fırsat eşitliği, yalnızca kapının herkese açık olması değil; yetkin insanların o kapıdan geçerek karar süreçlerinde söz sahibi olabilmesidir.

Kadınların iş dünyasında elde ettiği başarıların kalıcı bir etkiye dönüşmesi, onların deneyimlerinin ve önerilerinin karar mekanizmalarında karşılık bulmasıyla mümkündür. Bu nedenle kadınların ticaret odalarında, meslek komitelerinde ve sektör kuruluşlarında daha etkin temsil edilmesi, ekonomik hayatın geleceği bakımından da önem taşıyor.

Güçlü adaylık, seçim sonrasındaki sorumlulukla ölçülür

İTO seçimleri öncesinde adayların ortaya koyduğu hedefler, sektör temsilcileri açısından önemli bir değerlendirme zemini oluşturuyor. Ancak temsilin gerçek değeri, seçim sonrasında atılacak adımlarla ortaya çıkıyor.

Üyelerin sorunlarını dinlemek, küçük ve orta ölçekli işletmelerin ihtiyaçlarını anlamak, sektör içindeki iletişimi güçlendirmek ve çözüm bekleyen konuların takibini yapmak, etkili bir komite çalışmasının temel unsurları arasında yer alıyor.

Zehra Karakaş’ın adaylık yaklaşımının sektörde karşılık bulması da bu hedeflerin ne ölçüde hayata geçirilebildiğiyle yakından ilişkili olacak.

Çünkü iş dünyasının ihtiyaç duyduğu temsilci, yalnızca konuşan değil, dinleyen; yalnızca vaat eden değil, takip eden; yalnızca kendi çevresiyle değil, farklı ölçeklerdeki işletmelerle de iletişim kurabilen kişidir.

Bir sektörün sorunlarını çözmek, her zaman tek bir kişinin gücüyle mümkün olmayabilir. Fakat doğru soruları soran, ortak aklı harekete geçiren ve çözüm arayışını sürdüren bir temsilci, bu sürecin önemli bir parçası olabilir.

Romu Ristorante’de iş dünyası buluşmasına gastronomi eşlik etti

Toplantıya ev sahipliği yapan Romu Ristorante’nin kurucusu ve işletmecisi Damla Dadgar ile de bir söyleşi gerçekleştirdik..

Dadgar, işletmede özellikle pizza ve makarna çeşitlerinin ilgi gördüğünü belirtti. Mekânın menüsünde klasik lezzetlerin yanı sıra farklı malzemelerle hazırlanan özgün seçenekler de bulunuyor.

Barbekü tavuklu, dana kaburgalı, karışık mantarlı ve acılı karidesli pizzaların yanı sıra Margherita, pepperoni ve dana carpaccio seçenekleri menüde öne çıkıyor.

Farklı sektörlerden isimleri aynı ortamda buluşturan bu tür organizasyonlar, iş dünyasındaki iletişimin yalnızca resmî toplantılarla sınırlı olmadığını da gösteriyor. Ticari ilişkiler, mesleki deneyim paylaşımı ve yeni iş bağlantıları, insanların bir araya geldiği sosyal ortamlarda da gelişebiliyor.

Sektörün geleceği, sözün eyleme dönüşmesiyle şekillenecek

27 Ekim 2026’da yapılması planlanan İTO seçimleri öncesinde 68. Plastik ve Kauçuk Komitesi için yürütülen adaylık süreci, sektörün nasıl temsil edilmesi gerektiği sorusunu yeniden gündeme taşıyor.

Zehra Karakaş’ın ortaya koyduğu “ben değil, biz” yaklaşımı; ortak akıl, sürekli iletişim ve sektörün beklentilerini gündeme taşıma hedefleriyle dikkat çekiyor.

Kadınların iş dünyasındaki başarılarının daha güçlü bir temsile dönüşmesi, üreticilerin sesinin duyulması ve işletmelerin sorunlarına çözüm aranması, yalnızca bir adayın değil, bütün sektörün ortak meselesi.

Şimdi belirleyici olan, bu yaklaşımın seçim sonrasında nasıl bir çalışma modeline dönüşeceği.

Çünkü üretimin geleceğini ilgilendiren meselelerde en değerli temsil, yalnızca söz veren değil; dinleyen, çözüm arayan ve verdiği sözün arkasında duran temsildir.

yilmazparlar@ahoo.com

Zehra Karakaş Announces Candidacy for İTO Assembly Membership on the 68th Committee

Bringing the Voice of Industry to the İTO Assembly

Zehra Karakaş Delivers a Strong Message for the 68th Committee

Zehra Karakaş, candidate for Assembly membership of the Istanbul Chamber of Commerce (İTO) 68th Plastics and Rubber Committee, brought industry representatives together in Ataköy. The meeting highlighted collective decision-making, stronger communication, women’s representation in business, and the goal of finding solutions to the challenges facing the sector, under the motto “Not Me, but Us.”

In business, success is measured by more than production alone. It also means making the voices of producers heard, bringing problems to the right platforms, and taking responsibility for shaping a shared future.

The gathering organized by Zehra Karakaş, candidate for Assembly membership of the Istanbul Chamber of Commerce (İTO) 68th Plastics and Rubber Committee, was built around this understanding.

Held on Saturday, October 10, 2026, at Romu Ristorante in Ataköy, the meeting provided an opportunity for Karakaş to explain her reasons for running. She outlined her aim of bringing industry representatives together, establishing common ground for their expectations, and making committee activities more participatory. She also introduced her fellow committee members, emphasizing the importance of working together.

More Than a Candidacy: Giving Producers a Voice

The plastics and rubber industry plays an important role in production, employment, raw material costs, and competitiveness. For businesses in the sector, the challenge is not simply to identify problems, but to ensure that those problems reach decision-makers and that solutions are pursued through sustained engagement with industry members.

This need lies at the heart of Zehra Karakaş’s candidacy.

As Chairwoman of the Board of HANTEK KALIP Plastik, Karakaş aims to bring the expectations of committee members together on a common platform. Her approach focuses on creating an environment where the entire sector can have a voice, rather than allowing the conversation to revolve around a single individual.

When a producer’s difficulties remain confined to an individual business, opportunities for solutions may be limited. When similar concerns are brought forward collectively to the appropriate institutions, however, new possibilities for action can emerge.

The sector needs not only representation, but representation that delivers meaningful engagement and results.

“Not Me, but Us”: Collective Wisdom and Continuous Communication

The motto “Not Me, but Us,” featured in the meeting invitation, captured the central message of the gathering.

The stated objectives included giving participants an opportunity to share their concerns and expectations, encouraging collective decision-making within the committee, and strengthening professional connections across the sector. The idea of establishing an ongoing association or platform to maintain communication beyond the election period was also highlighted.

This approach points toward a communication model that could continue after the elections. The expectations of industry representatives are not limited to the weeks before a vote. Businesses face changing circumstances every day, from rising costs and production challenges to competition and commercial relationships.

Effective representation, therefore, should extend beyond messages delivered in a meeting room. It requires gathering feedback from the field, identifying priorities, and bringing the sector’s concerns to the relevant institutions.

The real test of Karakaş’s candidacy will be how effectively these goals translate into action: listening to the industry, turning shared concerns into concrete priorities, and following up on them.

Women’s Success in Business Must Be Matched by Stronger Representation

Women’s participation in business is about more than equal opportunity. It also enables entrepreneurship, management, production, and decision-making to benefit from a broader range of talent and experience.

Increasing women’s visibility in economic life is important, as is ensuring that they take active roles in professional organizations and decision-making bodies.

Karakaş’s candidacy for the 68th Committee also creates an opportunity to consider the role and representation of women entrepreneurs in the business community.

The issue is not simply that a woman is standing as a candidate. More importantly, it is about creating opportunities for people who understand their businesses, accept responsibility, recognize the needs of their industries, and are prepared to work toward solutions.

Equal opportunity means more than opening the door to everyone; it means enabling qualified people to walk through that door and participate in decision-making.

For women’s achievements in business to create a lasting impact, their experience and recommendations must be heard and considered in decision-making processes. Stronger representation of women in chambers of commerce, professional committees, and industry organizations is therefore important for the future of economic life.

Strong Candidacies Are Measured by Responsibilities After the Election

Before İTO elections, candidates’ objectives provide an important basis for industry representatives to assess their expectations. Yet the true value of representation becomes clear through the work carried out after the election.

Listening to members, understanding the needs of small and medium-sized enterprises, strengthening communication across the sector, and following up on unresolved issues are among the fundamental elements of effective committee work.

Whether Karakaş’s approach gains lasting support within the sector will also depend on how successfully these objectives are put into practice.

The business community needs representatives who do more than speak: people who listen; who do more than make promises: people who follow through; and who communicate not only with their immediate circles but also with businesses of different sizes.

One individual may not be able to resolve every challenge facing an industry. However, a representative who asks the right questions, encourages collective thinking, and consistently pursues solutions can play an important role in that process.

Business Networking Meets Gastronomy at Romu Ristorante

We also conducted an interview with Damla Dadgar, founder and owner of Romu Ristorante, which hosted the gathering.

Dadgar said that pizza and pasta dishes are among the restaurant’s most popular offerings. The menu combines familiar favorites with distinctive options prepared using a variety of ingredients.

Highlights include BBQ chicken, slow-cooked beef rib, mixed mushroom, and spicy shrimp pizzas, alongside Margherita, pepperoni, and beef carpaccio varieties.

Gatherings that bring people from different industries together demonstrate that business communication is not limited to formal meetings. Commercial relationships, professional knowledge-sharing, and new business connections can also develop in social settings where people have the opportunity to meet and exchange ideas.

The Future of the Sector Depends on Turning Words into Action

As the İTO elections scheduled for October 27, 2026, approach, the candidacy process for the 68th Plastics and Rubber Committee brings an important question back into focus: How should the sector be represented?

Karakaş’s “Not Me, but Us” approach emphasizes collective wisdom, continuous communication, and the goal of bringing the industry’s expectations to the attention of decision-makers.

Stronger representation of women’s achievements in business, ensuring that producers’ voices are heard, and seeking solutions to the challenges facing enterprises are not the concerns of a single candidate alone. They are shared issues for the entire sector.

The decisive question now is how this approach will translate into a working model after the election.

Ultimately, when it comes to the future of production, meaningful representation is not simply about making promises. It is about listening, pursuing solutions, and standing by one’s commitments.

yilmazparlar@ahoo.com