16. Türkiye Enerji Zirvesi’ne İstanbul Ev Sahipliği Yaptı

Bakan Bayraktar ve Soli Özel’den Kritik Açıklamalar

16. Türkiye Enerji Zirvesi, 26-27 Ekim 2026 tarihlerinde “Avrupa-Akdeniz Bölgesi’nde Enerji Güvenliği ve Yatırım Fırsatları” ana temasıyla Hilton İstanbul Bomonti Hotel & Conference Center’da gerçekleştirildi.

Sektörün en prestijli buluşması kabul edilen zirve; kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar, düzenleyici otoriteler ve enerji devlerinin üst düzey temsilcilerinden oluşan 1.000’i aşkın katılımcıyı bir araya getirdi. İki gün süren yoğun programda Türkiye’nin bölgesel enerji ticaret merkezi olma vizyonu, küresel arz güvenliği, yeşil dönüşüm ve jeopolitik riskler en üst düzeyde masaya yatırıldı.

Bakan Alparslan Bayraktar, “Türkiye Global Enerji Arzının Güvenlik Çıpasıdır”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 16. Türkiye Enerji Zirvesi’nin ikinci gününde düzenlenen ‘Bakan Özel Oturumu’nda Enerji Şirketler Grubu Başkanı Sertaç Komsuoğlu’nun sorularını yanıtladı.

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji diplomasisi ve önümüzdeki döneme ait stratejik hedefleri hakkında hayati açıklamalarda bulundu.

Bakan Bayraktar, konuşmasında şu kritik başlıkların altını çizdi:

2040 Enerji Vizyonu

 Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesini her yıl katlayarak artıracağını belirten Bayraktar, nükleer enerji yatırımlarının ve yerli doğal gaz üretiminin arz güvenliğindeki stratejik önemini vurguladı.

Bölgesel Merkez Rolü:

 Türkiye’nin sadece bir transit ülke olmadığını, Akdeniz ve Hazar havzasındaki kaynakların Avrupa’ya ulaştırılmasında küresel bir ticaret ve fiyatlandırma merkezi (hub) haline geldiğini ifade etti.

Uluslararası İşbirlikleri

 Doğu Akdeniz ve Orta Doğu kaynaklarının sisteme entegrasyonu için şeffaf, öngörülebilir ve regüle bir piyasa yapısının şart olduğunu söyledi.

Soli Özel, “Enerji Güvenliği Artık Doğrudan Bir Ulusal Güvenlik Meselesidir”

Zirvenin jeopolitik derinliğini artıran en çarpıcı seans ise Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Soli Özel’in “Jeopolitik ve Enerji Güvenliği” başlıklı sunumu oldu. Küresel güç dengelerinin ve sıcak çatışma hatlarının enerji hatları üzerindeki etkisini çarpıcı bir dille aktaran Özel, katılımcılara şu analizleri sundu:

Soli Özel’den Küresel Konjonktür Analizi

Türkiye “Üç Taraftan Savaş Ortasında”

Akademisyen ve yazar Soli Özel, güncel dünya düzenini ve Türkiye’nin jeopolitik konumunu değerlendirdiği sunumunda, küresel sistemin “normatif çerçevesini yitirdiğini” vurgulayarak, Türkiye’nin çevresindeki çoklu kriz alanlarına dikkat çekti.

Soli Özel, düzenlenen etkinlikte yaptığı sunumda, dünyanın içinden geçtiği “yeni genel çerçeveyi” ve bölgesel riskleri masaya yatırdı. Özel’in sunumunda öne çıkan başlıklar şöyle:

Türkiye: Üç Taraftan Savaş Ortasında
Özel, Türkiye’nin stratejik konumunu “üç taraftan savaş ortasında kalmak” olarak nitelendirdi. Ukrayna-Rusya savaşı, İran kaynaklı gerilimler ve çalkantılı Suriye, Irak ile Lübnan’ın yanı sıra Doğu Afrika, Somali, Sudan ve Yemen’deki istikrarsızlıklara dikkat çekti. Türkiye’nin ABD ile ilişkilerini, diplomatik açılımlarını ve ekonomik/jeopolitik seçeneklerini değerlendiren Özel, dördüncü bir risk alanı olarak İsrail-Kıbrıs Rum Yönetimi-Yunanistan yakınlaşmasını ve Libya ile yapılan deniz yetki alanları mutabakatını işaret etti. “Hedeflerle kapasite arasındaki dengeyi iyi ölçmek” gerektiğini vurguladı.

İran Savaşı ve Enerji Stratejisi
Sunumda İran kaynaklı gerilimin olası sonuçlarına geniş yer veren Özel, bunun enerji yolları, alternatif enerji ve tedarik stratejileri üzerinde “büyük bir stratejik hata” teşkil edebileceğini belirtti. İran rejiminin gücü ve zaafları, nükleer programın geleceği ve İsrail’in güvenlik stratejisinin yanı sıra ABD’nin seçeneklerini de tartıştı: “Sulh ol, İran’ın bölgesel gücünü kabul et ya da nafile bir savaşı sürdür.” Husiler ve Suudi Arabistan’ın sıkıntılarına da değinen Özel, Türkiye’nin konumu, Mekke Anlaşması ve İsrail ilişkilerinin olası etkilerini değerlendirdi.

Çin Hegemonya Kurabilir mi?
Özel, “Çin hegemonya kurabilir mi?” sorusuna yanıt aradığı bölümde, Kore ve Washington zirvelerini, Trump dönemi korumacılığını ve Tayvan sorununu ele aldı. Çin’in hedefinin “ABD’siz Asya” olduğunu ancak dünya düzeni vizyonunun egemenlikle sınırlı kaldığını ifade etti. Çin’in teknolojik sıçramasına ve yapay zeka/veri merkezi yatırımlarına dikkat çeken Özel, Çin’in iç dertlerini ise “hızla yaşlanan nüfus, yüksek genç işsizliği, yüksek borç, batak bölge yönetimleri ve zombi şirketler” olarak sıraladı.

Avrupa: Küme Düştü mü?
Avrupa’nın üç taraftan tehdit altında olduğunu belirten Özel, Soğuk Savaş sonrası kurulan çerçevenin yıkıldığını savundu. Yaşlanan toplum, artan borç, katlanan güvenlik yükümlülükleri ve “Çin hayulası” karşısında Avrupa’nın çıkışı bulmak için akla, kaynağa ve yaratıcılığa sahip olduğunu ancak zamanın yeterli olup olmadığının tartışmalı olduğunu belirtti. Yükselen sağ dalga sonrası AB’nin geleceğini ve “Türkiye Avrupa’nın neresinde?” sorusunu gündeme getirdi.

ABD’de İç Düzen ve Seçim Senaryoları
ABD tarafını da değerlendiren Soli Özel, Venezüella, Kanada, Grönland, Ukrayna, NATO ve Çin ekseninde “Trump mı? ABD mi?” sorusunu sordu. ABD iç düzeninde Hıristiyan milliyetçiliği, ırkçılık, muhafazakarlık ve devlet şiddetinin yanı sıra “Silikon Vadisi’nin antidemokratik ekonomik seçimlerini” eleştirdi. Kültürel kutuplaşmadan kaçanlar için “hayat pahalılığının” bir siyasi strateji kaynağı haline geldiğini belirten Özel, seçim sonrası olası senaryoları ve yapay zeka savaşlarını (veri merkezlerine tepki, istihdam, çevre) değerlendirdi.

Yeni Genel Çerçeve: Düzen Yokluğu
Sunumun sonunda “Yeni Genel Çerçeve”yi çizen Özel, dünyanın “düzen mi, düzensizlik mi, düzen yokluğu mu?” sorusuyla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Normatif çerçevesini yitiren uluslararası sistemde, üç gücün dünyası ve iki kutuplu dünya tartışmalarına değindi. Orta büyüklükteki güçlerin geleceği belirleyip belirleyemeyeceğini sorgularken; otoriterlik, sağcılık/muhafazakarlık, medeniyetçilik ve cinsiyetçilik gibi yükselen akımlara dikkat çekti. Son olarak “Yeni bir başkaldırı dönemine doğru (mu?)” sorusuyla sunumunu tamamladı.

Yeni Dünya Düzeni ve Enerji

 Geleneksel tedarik zincirlerinin kırıldığı bir dönemden geçtiğimizi belirten Özel, enerjinin artık sadece ekonomik bir meta değil, jeopolitik bir silah ve müzakere aracı olarak kullanıldığını vurguladı.

Akdeniz’in Artan Stratejik Önemi:

Ukrayna-Rusya savaşı ve Orta Doğu’daki istikrarsızlıkların ardından Avrupa’nın alternatif arayışlarında Akdeniz’in hayati bir koridor haline geldiğini, bu denklemde Türkiye’nin coğrafi avantajının doğru ittifaklarla taçlandırılması gerektiğini aktardı.

Akdeniz Piyasaları ve Küresel Dönüşüm Masaya Yatırıldı

Zirve boyunca paralel salonlarda ve ana oturumlarda küresel enerji piyasalarının geleceğini şekillendirecek çok sayıda teknik ve diplomatik panel düzenlendi. Öne çıkan diğer önemli oturumlar ve katılımcılar şu şekilde gerçekleşti:

T-MED Girişimi & MEDREG
Avrupa Enerji Düzenleyicileri Konseyi (CEER) Başkanı Pedro Verdelho ve MEDREG Direktörü Hasan Özkoç moderatörlüğünde, Yunanistan (RAAEY), Mısır (GASREG) ve Ürdün (EMRC) dahil 12 Akdeniz ülkesinin regülatörleri tam entegre bir Akdeniz pazarı için ortak deklarasyon sundu.

Küresel Petrol ve Gaz Piyasaları
IEA Gaz Analisti Gergely Molnar, PETFORM Genel Sekreteri Murat Kalay ve Mercuria Türkiye Ülke Direktörü Murat Ayduk; yeni dünya düzeninde akaryakıt piyasalarının uyumu ile küresel LNG trendlerini analiz etti.

Yeşil Dönüşüm ve Madencilik
TOBB Madencilik Meclisi Başkanı İbrahim Halil Kırşan ve Bakan Danışmanı Caner Can, yenilenebilir enerji teknolojileri için kritik öneme sahip olan nadir toprak elementleri ve kritik minerallerin tedarik güvenliğini ele aldı.

Sınırda Karbon ve Şebekeler
SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi’nden Yael Taranto ve Alkım Bağ, AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) Türk sanayisine etkilerini ve elektrifikasyon altyapısını değerlendirdi.

Zirve, katılımcıların ikili iş görüşmeleri ve Akdeniz İçin Birlik (UfM) kapsamında sadece davetlilere özel gerçekleştirilen “Güney Akdeniz’in AB’nin Gaz Arz Güvenliğindeki Rolü” çalıştayının ardından başarıyla sona erdi.

yilmazparlar@yahoo.com

16th Turkey Energy Summit Hosted in İstanbul

Critical Statements from Minister Bayraktar and Soli Özel

The 16th Turkey Energy Summit was held at Hilton Istanbul Bomonti Hotel & Conference Center on October 26-27, 2026, under the main theme of “Energy Security and Investment Opportunities in the Euro-Mediterranean Region.”

Considered the most prestigious gathering of the sector, the summit brought together more than 1,000 participants consisting of high-level representatives from public institutions, international organizations, regulatory authorities, and energy giants. During the intensive two-day program, Turkey’s vision of becoming a regional energy trade hub, global supply security, green transformation, and geopolitical risks were discussed at the highest level.

Minister Alparslan Bayraktar: “Turkey is the Security Anchor of Global Energy Supply”

Minister of Energy and Natural Resources Alparslan Bayraktar answered the questions of Sertaç Komsuoğlu, Chairman of Enerji Şirketler Grubu, at the ‘Ministerial Special Session’ held on the second day of the 16th Türkiye Energy Summit.

T.C. Minister of Energy and Natural Resources Alparslan Bayraktar made vital statements about Turkey’s energy diplomacy and strategic goals for the upcoming period.
Minister Bayraktar highlighted the following critical topics in his speech:

2040 Energy Vision

Stating that Turkey will multiply its renewable energy capacity every year, Bayraktar emphasized the strategic importance of nuclear energy investments and domestic natural gas production in supply security.

Regional Hub Role:

He stated that Turkey is not just a transit country, but has become a global trade and pricing center (hub) in delivering resources from the Mediterranean and Caspian basins to Europe.

International Collaborations

He said that a transparent, predictable, and regulated market structure is essential for the integration of Eastern Mediterranean and Middle Eastern resources into the system.

Soli Özel: “Energy Security is Now Directly a Matter of National Security”

The most striking session that increased the geopolitical depth of the summit was the presentation titled “Geopolitics and Energy Security” by Soli Özel, Faculty Member at Kadir Has University. Delivering the impact of global power balances and hot conflict lines on energy lines in a striking language, Özel presented the following analyses to the participants:

Soli Özel Analyzes the Global Conjuncture

Türkiye is “Caught in the Middle of a Three-Front War”

In his presentation evaluating the current world order and Türkiye’s geopolitical position, academic and author Soli Özel emphasized that the global system has “lost its normative framework” and drew attention to the multiple crisis areas surrounding Türkiye.

Details of the News:

In his presentation at the event, Soli Özel addressed the “new general framework” the world is going through and regional risks. The highlights from Özel’s presentation are as follows:

Türkiye: Caught in the Middle of a Three-Front War
Özel described Türkiye’s strategic position as “being caught in the middle of a three-front war.” He drew attention to the instability in the Ukraine-Russia war, Iran-related tensions, and the turbulent regions of Syria, Iraq, and Lebanon, as well as in East Africa, Somalia, Sudan, and Yemen. Evaluating Türkiye’s relations with the US, its diplomatic openings, and economic/geopolitical options, Özel pointed to the Israel-Greek Cypriot Administration-Greece rapprochement as a fourth risk area, along with the maritime jurisdiction agreement with Libya. He emphasized the need to “accurately measure the balance between goals and capacity.”

The Iran War and Energy Strategy
Giving extensive coverage to the possible consequences of Iran-related tensions, Özel stated that this could constitute a “major strategic mistake” regarding energy routes, alternative energy, and supply strategies. He discussed the strength and weaknesses of the Iranian regime, the future of its nuclear program, and Israel’s security strategy, as well as the US options: “Make peace and accept Iran’s regional power, or sustain a futile war.” Touching upon the troubles of the Houthis and Saudi Arabia, Özel also evaluated Türkiye’s position, the Mecca Agreement, and the possible effects of its relations with Israel.

Can China Establish Hegemony?
In the section where he sought an answer to the question “Can China establish hegemony?”, Özel addressed the Korea and Washington summits, Trump-era protectionism, and the Taiwan issue. He stated that China’s goal is a “US-free Asia,” but its vision of world order remains limited to sovereignty. Drawing attention to China’s technological leap and its artificial intelligence/data center investments, Özel listed China’s internal troubles as “a rapidly aging population, high youth unemployment, high debt, poorly managed regional administrations, and zombie companies.”

Europe: Has It Declined?
Stating that Europe is under threat from three sides, Özel argued that the framework established after the Cold War has collapsed. He noted that Europe has the intellect, resources, and creativity to find a way out in the face of an aging society, rising debt, mounting security obligations, and the “China illusion,” but whether there is enough time remains debatable. He raised the future of the EU after the rising right-wing wave and the question, “Where is Türkiye in Europe?”

Domestic Order in the US and Election Scenarios
Evaluating the US side as well, Soli Özel asked the question “Trump or the US?” along the axis of Venezuela, Canada, Greenland, Ukraine, NATO, and China. He criticized Christian nationalism, racism, conservatism, and state violence in the US domestic order, as well as “Silicon Valley’s anti-democratic economic choices.” Stating that the “cost of living” has become a source of political strategy for those fleeing cultural polarization, Özel evaluated possible post-election scenarios and the AI wars (reaction to data centers, employment, environment).

The New General Framework: Absence of Order
Drawing the “New General Framework” at the end of the presentation, Özel stated that the world is faced with the question: “Order, disorder, or the absence of order?” He touched upon debates of a three-power world and a bipolar world in an international system that has lost its normative framework. While questioning whether middle powers can determine the future, he drew attention to rising currents such as authoritarianism, right-wing/conservatism, civilizationsim, and sexism. Finally, he concluded his presentation with the question, “Towards a new era of uprising (?)”

New World Order and Energy

Stating that we are passing through a period where traditional supply chains are broken, Özel emphasized that energy is no longer just an economic commodity, but is used as a geopolitical weapon and a tool for negotiation.

The Rising Strategic Importance of the Mediterranean

 He noted that following the Ukraine-Russia war and instabilities in the Middle East, the Mediterranean has become a vital corridor in Europe’s search for alternatives, and Turkey’s geographical advantage in this equation should be crowned with the right alliances.

Mediterranean Markets and Global Transformation Discussed

Numerous technical and diplomatic panels that will shape the future of global energy markets were held in parallel halls and main sessions throughout the summit. Other prominent sessions and participants took place as follows:

T-MED Initiative & MEDREG

Under the moderation of European Council of Energy Regulators (CEER) President Pedro Verdelho and MEDREG Director Hasan Özkoç, regulators from 12 Mediterranean countries, including Greece (RAAEY), Egypt (GASREG), and Jordan (EMRC), presented a joint declaration for a fully integrated Mediterranean market.

Global Oil and Gas Markets

IEA Gas Analyst Gergely Molnar, PETFORM Secretary General Murat Kalay, and Mercuria Turkey Country Director Murat Ayduk analyzed the adaptation of fuel markets in the new world order and global LNG trends.

Green Transition and Mining

TOBB Mining Assembly President İbrahim Halil Kırşan and Advisor to the Minister Caner Can addressed the supply security of rare earth elements and critical minerals, which are of critical importance for renewable energy technologies.

Border Carbon and Grids
Yael Taranto and Alkım Bağ from SHURA Energy Transition Center evaluated the effects of the EU Carbon Border Adjustment Mechanism (CBAM) on Turkish industry and electrification infrastructure.

The summit came to a successful close following bilateral business meetings between participants and the workshop titled “The Role of the Southern Mediterranean in the EU’s Gas Supply Security,” held exclusively for invitees within the scope of the Union for the Mediterranean (UfM).

yilmazparlar@yahoo.com